Bir zikir matik alacağım. Yürüyüş yaparken Allah’ın isimlerini zikredeceğim.
İlki “Ya Fettah” olacak. Başarmak istediğim yolculukta, belki Allah’ın izniyle yolumu açacak, beni ferahlatacak. Sonra “Ya Latif” diyeceğim; tüm teslimiyetimle O’nun müjdesine sığınacağım.
Yarattığı göğü, yarattığı gelinleri aratmayan ağaçları, yol üstünde beklenmedik noktalarda açan çiçekleri göreceğim.
Çıkacak karşıma, biliyorum.
Müzik dinleyeceğim. Eskiden tercihim yabancı olurdu ama bu sefer, yani her zamanki gibi, Zülfü Livaneli parçalarını dinleyeceğim.
Hayatı anlamanın doğayı anlamaktan geçtiğini babam öğretti bana. Hayranlıkla bir bakışı vardı; ektiği ağaca, ektiği çiçeğe… Anlatamam.
Çam ağaçlarını çok seviyorum.
Hatta en çok onları seviyorum.
Aslanlı Yol’u anımsatıyorlar bana. Bir de bir kuş…
Hem orada öttüğüne şahit olduğum hem de mahallede. Bazen sadece doğayı dinlemeliyim diyorum.
Sonra ben bunları düşlerken değerlerim geliyor aklıma. Ülkemin kahramanları…
Onları yazarken istemsizce oturuşum değişiyor. Derlenip toplanıyorum. Hayatlarına, bıraktıklarına, davalarına çok saygı duyuyorum.
Yerleri cennet olan Deniz’i bugün çok özledim.
Dalga dalga içimde büyüyen bir sevda gibi Deniz…
Oğlum gibi Deniz, babam gibi Deniz, abim gibi Deniz…
Deniz, benim ailemin bir parçası gibi.
Her sabah, yalan yok, 6-7 zeytin yerim.
Hep o gelir aklıma.
Her defasında mı gelir?
“Ölmedi, yaşıyor” der darağacı.
Acaba hangi ağaç onu ölüme yakıştırdı bu genç yaşında, bilmek isterim.
Attilâ İlhan “Mahur” şiirini yazarken, güneşten ışık yontan adamları nasıl güzel ifade etmiş…
Memleket olarak kaderimizin üç darbeye sığdırılmış olmasına mı yanmalı, yoksa onların ölümüne mi yanmalı?
Mahur bakışlarıyla içimize dert olan o gençlerin vebalini kim taşır?
Öyle kolay değil…
Hak aramak, hak savunmak… Gerektiğinde aç kalmak… Bir konçertoyu dinlemeyi istemek… Tolstoy okumak…
Bazı şeyler memleket adına kolay değil.
Devlet büyüklerinin karşı çıkamadığı Amerikan emperyalizmine “dur” diyebilmek kolay değil.
Bizim için hiçbir şey kolay değil.
Bir zikir matik ile davalarına ortak olup “Ya Fettah” deyip kazandık diyeceğim ama Deniz’e…
“Biz başardık” diyeceğim.
Birçok şeye karşı çıkamadık ama Allah’ın “Ya Latif” adıyla senin gibi bir güzelliği yaşattık…
Kahraman ettik… diyeceğim.






